19 Eylül 2019 Perşembe

Geceleri üst üste aynı saatte aniden uykudan uyanmak


Her gece hemen hemen aynı saatlerde herhangi bir çalar saat ve/veya uyaran olmadan uyanıyorsanız, vücudunuz size anlamlı bir mesaj gönderiyor olabilir. Zira vücudumuz bizim dünya ve kainat ile iletişime geçtiğimiz yegane enstrümanımız.

Geleneksel Çin Tıbbı'nda ileri sürülen bir fikir olan vücudun kendine has bir vücut saati olduğu konusu uyku ve uyanma ile ilgili de bazı yaklaşımlar getirmektedir.

Vücut Saatimizi nasıl bozuyoruz?
Yaratılışımızdan gelen tabi bir ritme sahibiz. Vücudumuz yaratılış amacına uygun bir şekilde dizayn edilmiş ve bu dizayna göre hareket etmediğimizde düzen de bozuluyor. Önceden hayatımızda ciddi yer kaplayan televizyon ekranlarına günümüzde PC, tablet ve akıllı telefonları da eklendi. Zamanımızın üstün teknolojik oyuncaklarıyla vücudumuzun kendi biyolojik ritmini yani vücut saatini de kendi ellerimizle bozduğumuz bir gerçek. Bu uykudan daha cazip eğlenceli program ve oyunların tercihinin yanı sıra hayatımıza "mavi ışık" kavramını da sokmuş oldu.

"Mavi Işık" Tehlikesi

Hayatımızdaki ekranların tek zararı vaktimizi çalması değil. Aynı zamanda sağlımızı da olumsuz etkilemekteler. Konu ile ilgili birden çok tıbbi araştırma bulunmakta. Gözlerimiz ve tenimiz ışığı algılayıp yorumlayabilecek şekilde yaratılmıştır. Bedenimiz gelen ışık sinyallerini "gündüz oldu, uyan" şeklinde veya "Gece oldu, uyku vakti" şeklinde yorumlar. Fakat mavi ışık denilen tehlike vücuda gündüz taklidi yapan ışık sinyalleri gönderdiğinde gece oldu sinyalini bir türlü alamayan vücut, gece salgılamak üzere hazırlandığı kimyasalları -ki bu kimyasallar arasında vücudu onarmak üzere hazırlananlar da bulunmaktadır- salgılayamaz.

Bununla birlikte günümüz çalışma şartlarında gece vardiyaları, ışık gürültüsünün yoğun olduğu mekanlar, ofisler ve fabrikalar da bulunmaktadır.

Kısacası zamanın şartları içinde vücudumuzun normaline kendi normalimizi dayatarak aslında anormal olan yeni bir normal geliştirmiş oluyoruz. Bu da uyku kalitemizi ve vücudumuzun uyku anında gösterdiği tepkileri olumsuz etkilemekte...

Hemen her gece aynı saatlerde herhangi bir çalar saat ve/veya uyaran olmadan uyanıyorsanız vücudunuz size mesaj gönderiyor olabilir demiştik. Awareness Act'te yayınlanan bir yazıya göre hangi saat aralığında uyanırsanız bu mesajların anlamları da değişiyor.

Enerji Kanalları ve Meridyenler

Çin Tıbbı'nda kendisine yer bulan "vücut saati" inanışında, vücudumuzdaki enerji günün farklı saatlerinde vücudumuzun farklı bir meridyeninden geçmektedir. Bu meridyenler, bedenimizdeki sağlık ve canlılığı arttırmak üzere çalışan enerji kanallarına benzetilebilir. Bu kanallarda düzenli olarak bir akışın sağlanması gerekmektedir. Herhangi bir tıkanıklık veya birikim vücudunuzu dolayısıyla geceleri uykunuzu da olumsuz etkileyerek sizi uyandırabilir.

Gecenin bir vakti aniden sebepsizce gözlerinizin açılması hemen herkesi yaşayabildiği bir durum... Fakat hayatımızın belirli zamanlarında bu durum hemen her gece tekrarlanan bir duruma dönüşebilir. Bu durumda hayatınızı gözden geçirmeyi denemek isteyebilirsiniz. Hayatınızın bu döneminde ruhsal olarak sizi etkileyen aşırı stres, üzüntü, kaygı, hayal kırıklığı veya sinirlilik hali söz konusu olabilir.

9:00 - 23:00 saatleri arasında uyku problemi
9:00 - 23:00 saatleri arasında uyumakta zorluk çekiyorsanız aşırı stres ve günlük endişelerden muzdarip olabilirsiniz. Bu saatlerde uyuyabilmek için kaslarınızı açma germe hareketleriyle hafif bir egzersiz rahatlatabilir, pozitif hayaller kurabilir, kendinizi olumlu cümleler ile rahatlatabilirsiniz. Meditasyon yapmak veya ibadet/dua etmek de iyi bir tercih olabilir.

23:00 ve 01:00 saatleri arasında uyanmak
Eski Çin Tıbbında bu 23:00 ve 01:00 saatleri arası enerji meridyeni safra kesesinde aktiftir. Yaşamış olduğunuz hayal kırıklıkları uyanma sebebini olabilir. Koşulsuz bir şekilde durumu kabullenmek, belki de sizi bu durumu yaşatan kişi ve kişileri affetmeyi denemek isteyebilirsiniz. Hem durumu kabullenip hem hayal kırıklığı yaşatan kişiyi affetmek gerçekten zor olabilir. Fakat uyumak ve uyuyabilmek daha değerli değil mi?

01:00 ve 03:00 saatleri arasında uyanma
Çin Tıbbı Vücut Saati'ne göre 01:00 ve 03:00 saatleri arasındaki zaman diliminde enerji meridyeni karaciğer ile ilişkilidir. Bu saatlerde uyanmak öfkeli bir ruh hali, ısıl enerjisi yüksek bir durumda olduğunuzu gösterebilir. Soğuk su içmek, elinizi yüzünüzü yıkamak veya abdest almak size iyi gelebilir. Ama asıl önemli olan mümkün olduğunca duygularınızı kontrol altına almaktır. Sizi asıl sinirlendiren nedir? Bunu tespit edip kontrolü ele geçirirseniz gece boyunca huzurlu bir uykuyla dinlenmek mümkün.

03:00 ve 05:00 saatleri arasında uyanma
03:00 ve 05:00 saatlerini kapsayan zaman diliminde uyanmak üzüntü ve hüzün ile ilgili olabilir. Aynı zamanda bu saat dilimi kainatı okumanız ve/veya dinlemeniz gereken anlar olabilir. Gecenin sabaha dönmeye başladığı bu zamanlarda derin bir sessizlik kendi içinizde bir uyanışa yol açabilir. 

Çin Tıbbına dayanılarak bahsedilen bu durum İslam ile de belli noktalarda paralellik gösterir. Bilindiği üzere İslamiyet’te de gece ibadeti (teheccüd) ve sabah namazı vakitleri hemen hemen bu saatlerde yapılmaktadır.

Evet, vücudumuz bizim dünya ve kainat ile iletişime geçtiğimiz yegane enstrümanımız, arada bir kulak vermek gerek miyor mu?

İdeal Uyku
Devamını Oku »

Uluslararası Sleepweel Expo 2019

Yatak ve Teknolojileri konusunda Türkiye'nin ilk ve tek fuarı olan Sleepweel Expo 2019 sektörün profesyonellerini 6.kez bir araya getiriyor.

İlki 2004 senesinde yapılan fuarda  yatak ana sanayi, yan sanayi, makine ve ekipmanların profesyonelleri 25-28 Eylül 2019’de yeniden buluşuyor.

Sektöre ilgi duyan herkesin katılımına açık olan fuar için www.sleepwellexpo.com adresinden online davetiye almak mümkün. İstanbul Fuar Merkezi'nde 9 ve 10 numaralı hollerde 4 gün süresince faaliyette kalacak fuar 09.30-18.30 saatlerinde ziyarete açık kalacak.

Voli Fuar Hizmetleri'nce organize edilen sleepweel Expo 2019'a yerli ve yabancı sektör liderinin yoğun ilgisi bekleniyor. 
Devamını Oku »

20 Mayıs 2015 Çarşamba

Uyurken ne olur, uykusuz kalınca ne olur?

Uyku yaşamın ayrılmaz bir parçası. Ama dikkatle düşünülürse, tuhaf bir şey. Her akşam kendimizden geçip, hareketlerimizin kontrolünü bırakıyoruz. Atalarımızı vahşi hayvanların saldırılarına karşı korumasız bırakan uykunun, evrim sürecinde bize sağladığı bazı avantajlar da olmalı.

Bu konudaki bilimsel araştırmalar ağır ilerliyordu. Ancak son zamanlarda neden uyuduğumuz ve biz uyurken neler olduğu konusunda fikir veren bazı araştırmalar yapıldı.


İşte 4 soruda uyku:

NEDEN UYURUZ?

Bilim insanları bu soruya kesin cevap veremese de, fareler üzerinde yapılan araştırmalar bazı ipuçları sunuyor. Yeni tecrübeler edindikçe beyin hücreleri beynin diğer bölümleri ile bağlantı kuruyor. Beyin bu deneyimlerden önemli olanlarını ayırıp pekiştirirken, diğerlerini geri plana atıyor. Uykusuz bırakılan fareler üzerindeki deneyler, bu işlemin uyku sırasında yapıldığını gösterdi. Uyku ayrıca beyindeki zararlı kimyasalların temizlenmesi için de bir fırsat yaratıyor.

UYKUSUZ KALINCA NE OLUYOR?

Uykusuzluk, vücut hücrelerindeki genlerin davranış biçimlerini etkiliyor gibi görünüyor. İngiltere'deki Surrey Üniversitesi'nden araştırmacılar uykusuzluğun enflamasyonda rolü olan genlerin aktivitesini arttırdığını belirledi. Araştırmayı yapan ekipten Dr Malcolm von Schantz, genlerin uykusuzluğa verdiği tepkinin, vücudun stres altında olduğu zaman verdikleri tepkiye benzediğini söylüyor. Dr Schantz "bu durum, uykusuzlukla kalp hastalığı ve felç gibi hastalıklar arasındaki bağlantıyı açıklamaya yardımcı olabilir" diyor.

RÜYALARIN ROLÜ NEDİR?

Bu psikiyatristlerin, özellikle de Carl Jung ve Sigmund Freud'un açıklamaya çalıştıkları, ancak tamamen başarılı olamadıkları bir konu. Kısa süre önce Japonya'nın Kyoto kentindeki ATR laboratuarlarında 'rüyaların okunmaya başlanmasıyla' bu konudaki soruların bazıları yanıtlanacak gibi görünüyor. Deneyde bir MRI cihazı içinde uyumaları istenen gönüllülerin beyinleri tarandı. Daha sonra uyandırılarak rüyalarında ne gördükleri soruldu.

Rüyaların içerikleri, ev, sokak, kadın, erkek, bina gibi 20 kategoriye ayrıldı. Araştırmacılar daha sonra beynin görsel verileri işleyen bölümündeki aktiviteyi inceledi ve rüyalar sırasındaki aktiviteyle bağlantılı olduğunu tespit etti. Öyle ki, deneklerin rüyalarda gördüklerini yüzde 80'e varan bir doğruluk oranıyla tahmin edebildiler. Bu yöntemin geliştirilerek rüya görürken vücutta neler olduğunu daha ayrıntılı bir şekilde ortaya koyabileceği, bunun da rüya görmenin nedenlerini anlamaya yardımcı olabileceği belirtiliyor.

MODERN YAŞAM UYKU DÜZENİMİZİ NASIL ETKİLİYOR?

Bazı araştırmalar ampul kullanımının, günleri uzatarak insanların daha az uyumasına neden olduğu sonucuna vardı. Ortalama olarak, bir kuşak öncesine oranla iki saat daha geç yatıyoruz. ABD'de bir sağlık kurumu 2008'de ülkede çalışan nüfusun yaklaşık üçte birinin gecede altı saatten az uyuduğunu bildirmişti. Harvard Tıp Fakültesi'nden Prof Charles Czeisler'in yaptığı bir araştırmada da yatmadan önce elektronik kitap okuyanların uykuya dalmasının daha uzun sürdüğü, vücudun biyolojik saatini düzenleyen melatonin hormonunda azalma olduğu ve sabahları yeteri kadar uyanık olmadıkları ortaya çıktı.

BBC Türkçe
Devamını Oku »

17 Şubat 2014 Pazartesi

Uykusuzluk beyine zararlı

Princeton Üniversitesi’nden bir araştırma grubunun yaptığı araştırma yeni beyin hücrelerinin oluşumu uykusuzluktan olumsuz etkileniyor. Uykudan mahrum kalma yeni beyin hücrelerinin olumunu engelliyor.

Araştırmayı yapan Dr. Elizabeth Gould ve araştırma grubu, farelerin üzerinde yaptığı araştırma uykusuzluğun beyinde bellek oluşumunu sağlayan hipokampüs bölgesini etkilediğini ortaya koydu.


Bu etkinin bir stres hormonundan dolayı gözlemlendiği belirtiliyor.

Uykusuzluk, yeni sinir hücrelerinin oluşumunu yavaşlatıyor.

Araştırma grubu yaptığı çalışmada 72 Saat boyunca uykusuzluğa maruz kalan farelerin diğer farelerin birbirleriyle karşılaştırılmalarına dayanıyor.

Uykusuz bırakılan farelerde kortikosteron adı verilen bu stres Hormonu seviyelerinin normal gruba göre yüksek olduğu gözlendi. Bununla birlikte, uykusuz fare beyinlerinin hipokampüs bölgesinde yeni hücre yapımı da yavaşlıyor.

Stres hormonuyla yeni beyin hücreleri oluşumu arasındaki bağlantıyı inceleyen araştırmacılar, kortikosteron seviyesinin normal düzeyde sabit tutulduğunda beyindeki hücre oluşumunun normal seyri gözlemliyor. Başka bir ifadeyle araştırma sonucu, uykusuzluk dolayısıyla yükselen stres hormonunun yeni bellek oluşumu için gerekli olan beyin hücreleri yapımını engellediğini gösteriyor.

Uykusuzluğa maruz bırakılan fareler bir hafta içinde tekrar uyku düzenlerini yakalayabilseler de, farelerin sinir hücresi oluşumu normal seyrine ancak ikinci haftadan sonra ulaşabiliyor.

Yetişkin bir insan beyninde gözlemlenen sinir hücresi yenilenmelerinin nasıl gerçekleştiği tam olarak bilinemese de Gould ve grubu tarafından, uzun süre uykusuzluk ertesinde bilişsel işlevlerde oluşan problemlerin bu yenilenmenin yavaşlamasından kaynaklanabileceği iddia ediliyor. Konsantrasyon bozukluklarının da bu etkilerden biri olarak örnek veriliyor.

Araştırma sonucunu yorumlayan konunun uzmanı Dr. Neil Stanley, araştırmanın ortaya koyduğu bu sonuçların insanlar için de geçerli olup olmadığına dair ek başka çalışmaların da yapılması gerektiğini çünkü hiçbir kişinin kendi isteğiyle 72 saat uykusuz kalamayacağını belirtiyor. Fakat her gece uyuması gereken miktardan biraz daha az uyutulan denekler üzerinde de aynı etki gözlemlenirse çalışmanın ortaya koyduğu çıkarımların ilginç olabileceğini ekliyor.


Bilim ve Teknik
Devamını Oku »

31 Aralık 2013 Salı

Uykusuzluk beyinde 'zehir' etkisi yapıyor


Uykusuz insanların vücutlarında bulunan toksinlerin normal uyuyanlara göre daha yüksek olduğu bildirilirken uykuyla temizlenmesi gereken bu maddeler vücutta zehir etkisi oluşturuluyor.

Uyku üzerine çeşitli çalışmaları bulunduğunu söyleyen Selçuk Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr.  Yavuz Selvi; bireyin sağlıklı olmasına en büyük katkıyı uykunun sağladığına dikkati çekerken, ömrünün üçte birini uykuda geçiren insanın uykusuzluktan yakındığına değindi.

UYKUSUZLUK DİĞER PROBLEMLERİ DE TETİKLİYOR
Özellikle iş ve sosyal ilişkiler nedeniyle, modern hayatın getirdiği bir takım problemlerin günlük uyku süresini kısalttığı yaşam tarzını etkilediğini söyleyen Selvi:  – Uykusuzluk hem fiziksel hem de ruhsal sağlığı tehdit eden en büyük sorun haline gelmiştir. Uykusuz kalmanın  vücudun savunma sisteminde hasar oluşturarak birçok hastalığın oluşumu için zemin hazırlamaktadır  Kalp damar hastalıklarından  psikolojik problemlere kadar pek çok sorun uykusuzlukla birlikte alevlenebiliyor  Uykusuzluk  aynı zamanda yorgunluk  halsizlik  isteksizlik  sinirlilik yapabiliyor. Dikkat eksikliği, konsantrasyon zorluğu nedeniyle küçük kazalara ve eğitimde başarısızlıklara yol açıyor – dedi.

UYKUSUZLUĞUN ZEHİR ETKİSİ
Yapılan bir çalışmada uykusuz kişilerin vücutlarında bulunan toksinlerin normal uyuyanlara göre yüksek olduğunu  uykuyla arıtılması gereken bu maddelerin bedende zehir etkisi yaptığını gösterdiklerini vurgulayan Selvi  şunları söyledi:

KANDAKİ TOKSİN MİKTARI ETKİLENİYOR
-Uykusuz kişilerle normal uyku düzenine sahip sağlıklı kişilerin kanlarındaki toksinler ile bu toksinlere karşı üretilen savunma hücrelerinin karşılaştırıldığı ve hücre yükünün değerlendirildiği bu çalışmaya göre  uykusuzluk yaşayan insanların kanında toksinler temizlenemiyor ve beyin hücrelerini de içeren tüm hücrelerin yükü giderek artıyor  Bu durumda uykusuzluk beyindeki diğer yıkıcı hastalıklar gibi davranarak algı  hafıza ve dikkat sorunları oluşturabiliyor. Tüm vücut, hareket, duygu, düşünce ve davranışların komuta merkezi olan beyindeki  bu hücresel aşırı yükten dolayı işini sağlıklı bir biçimde yapmakta sorun yaşayabilir-

Selvi, Düzenli uykunun insan hayatında en dikkate alınması gereken meselelerden biri olduğunu ifade ederken uykusuzluktan muzdarip olan kişilerin ilgili uzmanların bulunduğu sağlık merkezlerine başvurması gerektiğini ifade etti.


Kaynak: Hürriyet


Devamını Oku »

18 Aralık 2012 Salı

Çocuklarda En Sık Görülen Uyku Bozuklukları


Uyku bozuklukları çocukluğun çeşitli dönemlerinde ortaya çıkabilir. Genellikle bu uyku bozuklukları çocuğun yaşadığı bazı kaygı uyandıran bir durumdan ya da bazı yanlış uyku alışkanlıklarından meydana çıkabilir. 

Çocuklarda en sık görülen bazı uyku bozuklukları şunlardır;



1- Geceleri sık sık uyanma,
2- Uykuda konuşma ve sayıklama,
3- Uykuya dalmada zorluk çekme, 
4- Ağlayarak uykudan uyanma,
5- Gündüz zamansız uyuklama,
6- Kabus görme ve korkulu rüyalar görme, 
7- Yatağını ıslatma,
8- Dişlerin gıcırdatılması,
9- Erkenden uyanma,
10- Uykuda bilinçsizce dolaşmak, uyurgezerlik

Yukarıda adı geçen uyku bozuklukları ortaya çıktığında çocuğun hayatında önemli bir değişiklik, aile içindeki huzur, ailenin çocuğa yaklaşımı, evde ya da okulda kaygı oluşturacak bir durum olup olmadığı incelenmelidir. Ayrıca çocukta herhangi bir sağlık sorunun varlığı araştırılmalı, gerektiğinde bir uzmandan yardım istenmelidir. 

Uyku bozuklukları, çocuğun uykusunu yeterince almasını engelleyerek anne ve babasının yanında uyuması için bahane olabilir. Kabus görüp bağırarak uyanan çocuklar aslında çoğu zaman uyanmış değildirler. Bu tarz durumlarda onu uyandırmadan, sarılarak, onu okşayarak, şefkatli bir ses tonuyla onu sakinleştirebilirsiniz. Kabuslar, gece korkuyla uyanmalar, alt ıslatma veya diş gıcırdatma gibi problemler uzun süre devam ettiğinde uzman yardımı gerekebilir. 

Çocuğunuz sizinle mi yatmak istiyor?

Çocuğun anne baba ile yatma arzusunun ardında çoğu zaman ebeveynden kaynaklanan sebepler yatar. Anne babanın çocuk ile aynı yerde yatması, çocuk uyandığında çocuğu yatağına götürmekte zorlanmak, duyduğu kaygılar nedeniyle çocuğu yanında yatırması, çıkardığı her seste çocuğun yanına koşması çocuğun kendini tehlikede hissetmesine yol açar.

Çocuk her gece sıklıkla kalkıp yanınıza geldiğinde, onu sabırla ve kararlılıkla yatağına götürmek, ses çıkarmadan fazla alaka göstermeden yanında biraz bekleyerek uykuya geçmesine yardımcı olmalısınız. İnsanlar farklı farklı olduğu için, her çocuğun gelişimi de farklıdır. Uyku ihtiyacı ve istekleri; anne ve babanın alışkanlıkları kadar farklıdır. Bu yüzden çevrenizdeki çocukların uyku düzeni ile kendi çocuğunuzun uykusunu kıyaslamayın. Kendi günlük yaşantınızda ihtiyaç duyduğunuz uyku düzenini, çocuğunuzun ihtiyaçlarına ve alışkanlıklarına göre ayarlayın. 

Hürriyetaile.com'da yayınlanan "Bebeğim benimle uyumak istiyor" adlı haberden faydalanılmıştır.
Devamını Oku »